Kapat

Aşkı Tabiattan Sor

Anasayfa Edebiyat Aşkı Tabiattan Sor

Ayrılığı anlat dedi rüzgar. Fısıltı dedi adam sessizce. Hani sen kışın eser üşütürsün ya işte öyle bir duygu. Mevsimi fark etmez bunun. Yazında üşütür kışın da. Ölüm gibi soğuktur. En çok ellerini ısıtan eli kaybettiğinde üşürsün.

 

Sevmeyi anlat dedi toprak. Su dedi adam sessizce. Yağmura en çok ihtiyacın olduğu dönemde çatlar, kurur ya bedenin. Her üzerine basan acıtır ya canını. İşte öyle. Nasıl ki dolu dolu yağar yağmur, kana kana içersin onu. Sen değil hücrelerin beslenir ya ondan. İşte öyledir sevmek.

 

Özlemeyi anlat dedi gökyüzü. Bulut dedi adam inleyerek. Senin o sonsuz, uçsuz bucaksız maviliğinde kaybolup giderken, güneş var gücüyle yakar da birkaç dakika serinlik istersin. Aranıza küçük bir bulut girer de siper eder ya sana kendini. Sen her yandığında bir daha gelsin istersin ama bulamazsın ya yanında… İşte öyledir özlemek..

 

Aşkı sordu ağaçlar, bülbül dedi adam.

Hasreti sordu kuşlar, sonbahar dedi adam.

Sararıp soyunurken ağaçlar, sığınacak bir yer bulamazsın ya hani, o hengamede seni koruyacak bir yer ararsın da kalırsın ortada öylece süzülürsün ya göklere. İşte böyledir hasret. Yaz kış yem yeşil kalan çam ağacı aramak gibidir.

 

Her sorulana cevap verdi adam. ‘’o’’ dedi kalp. Sustu adam… ‘’Ayrıldık diyemedim, gitti diyemedim, haber alamadan da sevdim, göremeden de sevdim. Öldü artık dedim kendime, ne sana ne aklıma söz geçiremedim. Unutun dedim beni yaktınız, kuruttunuz bin parçaya ayırdınız. Şimdi sormayın onu bana, bende verecek cevap bulamazsınız…’’

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir